Burak's Reviews > Ahlaksız Büyüme
Ahlaksız Büyüme
by
by
Kendisinden ders alma şansına da eriştiğim için Semih hocanın ne kadar değerli bir akademisyen olduğunu zaten biliyorum. Yaptığı çalışmalar bir yana sadece ODTÜ TEKPOL'de yetiştirdiği öğrenciler, yürüttüğü projeler bile ülke akademisi için çok önemli. Bu çalışma da aslında Semih hocanın 2016 yılında İktisat ve Toplum Dergisi'nin 71. sayısı için yazdığı aynı isimli makalenin daha ayrıntılandırılmış, kitap haline getirilmiş hali.
Ahlaksız Büyüme, çok partili döneme geçişten itibaren Türkiye'deki siyasi iktidarların kısa vadeli büyümeyi sağlayıp oy toplamak uğruna nasıl uzun vadeli ve sürdürülebilir büyüme politikalarını göz ardı ettiklerini, halk olarak hükümetlerin bu kısa vadeli büyüme dönemlerini çok büyük başarıymış gibi anlatmalarına nasıl kandığımızı ve daha da önemlisi bireysel çıkarlarımız uğruna ülkenin olduğu yerde saymasına nasıl göz yumduğumuzu anlatıyor. Tüm bunları yaparken 100 yıllık bir tarihi ele almak yerine 2002 sonrasını, yani günümüz hükümetini değerlendirmeyi tercih etmiş. Ancak bu tercih siyasi bir sebeple değil de yazarın -aynı bizim gibi- bu süreci bizzat görmüş olmasından kaynaklanıyor. Yeri gelince Semih hoca geçmişteki politikalardan da örnek vermiş zaten.
Kitabın ahlaksız büyüme olarak adlandırdığı günü kurtarmaya yönelik politikaların sebep olduğu kısır döngüye girmemiz için bilinçli bir şekilde yok edilen ve bizi bu döngüden geri çıkarabilecek iki temel alan olduğunu söylüyor Semih hoca: hukuk ve eğitim. Kitap ülkedeki hukuk ve eğitim sistemlerinin "reform" adı altında art arda yapılan değişikliklerle nasıl bir siyasi mücadele alanı haline getirildiğini ve içinin boşaltıldığını, ancak uzun vadeli büyüme için de yine bu sistemlerin düzgün işletmesinin hayati önem taşıdığını verilerle, örneklerle açıklıyor.
Son bölümde ise sermayenin inşaat ve hizmet sektörlerinde toplanarak bize uzun vadeli büyümeyi sağlayacak sanayi, teknoloji, bilgi altyapısının çoraklaştırılması yine örneklerle açıklanmış. Kitabın genel havası oldukça karamsar, son bölümde Semih hoca bu karamsarlığı dağıtacak birkaç şey söylese de kitap bittiğinde okurun damağındaki acı tat kalmaya devam ediyor.
Kitapla ilgili tek eleştirim içerikten ziyade biçim üzerine. Kitabın akademik bir dili yok, benim gibi iktisada uzak biri bile rahatlıkla yazarın derdini anlayabiliyor. Bunun için minnettar olsam da Semih hoca bunu sağlamak için dili fazla basitleştirmiş bence, çok fazla tekrar eden ifade var. Böyle kısa bir kitapta bu kadar tekrar okuru sıkıyor. Ne kadar süslenirse süslensin iktisat ortalama okur için zaten sıkıcı bir konu, yakın zamanda okuduğum Sanayileşmenin Gizli Tarihi de öyleydi mesela. Bunu kabul edip kitabı çok fazla basitleştirmek yerine verilen örneklerin, alıntıların, grafiklerin, hikayeleştirmenin artırılması akıcılık açısından daha faydalı olabilirdi.
Ahlaksız Büyüme geçmişimizi anlamak ve geleceğimizi kurtarmak için önemli bir çalışma. Bildiğimiz, tanık olduğumuz olayların böyle kayıt altına alınmasının, analiz edilmesinin, teorileştirilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu ilerleyen yıllarda daha iyi anlayacağız bence.
Ahlaksız Büyüme, çok partili döneme geçişten itibaren Türkiye'deki siyasi iktidarların kısa vadeli büyümeyi sağlayıp oy toplamak uğruna nasıl uzun vadeli ve sürdürülebilir büyüme politikalarını göz ardı ettiklerini, halk olarak hükümetlerin bu kısa vadeli büyüme dönemlerini çok büyük başarıymış gibi anlatmalarına nasıl kandığımızı ve daha da önemlisi bireysel çıkarlarımız uğruna ülkenin olduğu yerde saymasına nasıl göz yumduğumuzu anlatıyor. Tüm bunları yaparken 100 yıllık bir tarihi ele almak yerine 2002 sonrasını, yani günümüz hükümetini değerlendirmeyi tercih etmiş. Ancak bu tercih siyasi bir sebeple değil de yazarın -aynı bizim gibi- bu süreci bizzat görmüş olmasından kaynaklanıyor. Yeri gelince Semih hoca geçmişteki politikalardan da örnek vermiş zaten.
Kitabın ahlaksız büyüme olarak adlandırdığı günü kurtarmaya yönelik politikaların sebep olduğu kısır döngüye girmemiz için bilinçli bir şekilde yok edilen ve bizi bu döngüden geri çıkarabilecek iki temel alan olduğunu söylüyor Semih hoca: hukuk ve eğitim. Kitap ülkedeki hukuk ve eğitim sistemlerinin "reform" adı altında art arda yapılan değişikliklerle nasıl bir siyasi mücadele alanı haline getirildiğini ve içinin boşaltıldığını, ancak uzun vadeli büyüme için de yine bu sistemlerin düzgün işletmesinin hayati önem taşıdığını verilerle, örneklerle açıklıyor.
Son bölümde ise sermayenin inşaat ve hizmet sektörlerinde toplanarak bize uzun vadeli büyümeyi sağlayacak sanayi, teknoloji, bilgi altyapısının çoraklaştırılması yine örneklerle açıklanmış. Kitabın genel havası oldukça karamsar, son bölümde Semih hoca bu karamsarlığı dağıtacak birkaç şey söylese de kitap bittiğinde okurun damağındaki acı tat kalmaya devam ediyor.
Kitapla ilgili tek eleştirim içerikten ziyade biçim üzerine. Kitabın akademik bir dili yok, benim gibi iktisada uzak biri bile rahatlıkla yazarın derdini anlayabiliyor. Bunun için minnettar olsam da Semih hoca bunu sağlamak için dili fazla basitleştirmiş bence, çok fazla tekrar eden ifade var. Böyle kısa bir kitapta bu kadar tekrar okuru sıkıyor. Ne kadar süslenirse süslensin iktisat ortalama okur için zaten sıkıcı bir konu, yakın zamanda okuduğum Sanayileşmenin Gizli Tarihi de öyleydi mesela. Bunu kabul edip kitabı çok fazla basitleştirmek yerine verilen örneklerin, alıntıların, grafiklerin, hikayeleştirmenin artırılması akıcılık açısından daha faydalı olabilirdi.
Ahlaksız Büyüme geçmişimizi anlamak ve geleceğimizi kurtarmak için önemli bir çalışma. Bildiğimiz, tanık olduğumuz olayların böyle kayıt altına alınmasının, analiz edilmesinin, teorileştirilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu ilerleyen yıllarda daha iyi anlayacağız bence.
Sign into Goodreads to see if any of your friends have read
Ahlaksız Büyüme.
Sign In »
Reading Progress
September 4, 2021
–
Started Reading
September 4, 2021
– Shelved
September 7, 2021
–
Finished Reading
February 18, 2022
– Shelved as:
kitaplik

