Hakan's Reviews > Seneler
Seneler
by
by
Satın alıp ama bir yıldan fazladır okuyamadığım bu kitabı, Ernaux’ya Nobel ödülünün verilmesi vesilesiyle sonunda elime alabildim. Müthiş ve farklı bir kitap. Kişisel, toplumsal ve siyasal tarihin etkileyici bir şekilde harmanlandığı bir anlatı. 1940’lardan 2000’li yıllara yaşananlara, dönüşümlere ışık tutan bir metin. Belki biraz fazla Fransız ama işlenen temalar evrensel; dolayısıyla Fransız tarihine, kültürüne yabancı olmanız kitaptan aldığınız zevki pek etkilemiyor.
“Bütün görüntüler yok olup gidecek” diye başlayıp, “Artık asla olmayacağımız zamandan bir şey kurtarmak” diye bitiriyor. “Kolektif tarihin bireysel hafızanın
perdesine aksettirdiği yansımayı”, “şimdi her şeyden çok istediği, artık bir daha göremeyeceğimiz yüzlere vuran ışığı yakalamak, yok olmuş yiyeceklerle dolu sofralara vuran, çocukluğunun pazar anlatılarında orada olan, yaşanmış şeylerin üzerine her daim vurmaya devam eden o ışığı, kadim ışığı” yakalamaya, kurtarmaya çalıştığını yazıyor ve bunu harika bir şekilde başarıyor Ernaux.
Muazzam bir tüketim toplumu eleştirisi de var:
“İnsanlarin, sahip olduklar nesneler sayesinde hayatlarının iyileştiğine ve güzelleştiğine inancı gitgide artıyordu.”
“Gittikçe daha hızlı ve daha çok yeni şeyin hayatımıza girmesi, geçmisi geriye atıyordu. İnsanlar bütün bu nesnelerin bir işe yarayıp yaramadığını, onlara ihtiyaç duyup duymadıklarını sorgulamıyor, sadece sahip olmayı arzuluyor ve hepsini derhal almaya yetecek kadar para kazanamamanın sıkıntısını çekiyorlardı.”
“Şeylerin bolluğu, fikirlerin kıtlığını ve inançların aşınmasını gizliyordu.”
Bu konularla sınırlı değil tabii, daha da fazlası (kadın olmak, anne olmak, cinsellik, kuşaklar arası farklılıklar, aile dinamikleri, toplumsal hafızanın seyri, göçmenlik, terör… vs) var kitapta. Okuyun derim. Siren İdemen’in çevirisi de çok iyi.
“Bütün görüntüler yok olup gidecek” diye başlayıp, “Artık asla olmayacağımız zamandan bir şey kurtarmak” diye bitiriyor. “Kolektif tarihin bireysel hafızanın
perdesine aksettirdiği yansımayı”, “şimdi her şeyden çok istediği, artık bir daha göremeyeceğimiz yüzlere vuran ışığı yakalamak, yok olmuş yiyeceklerle dolu sofralara vuran, çocukluğunun pazar anlatılarında orada olan, yaşanmış şeylerin üzerine her daim vurmaya devam eden o ışığı, kadim ışığı” yakalamaya, kurtarmaya çalıştığını yazıyor ve bunu harika bir şekilde başarıyor Ernaux.
Muazzam bir tüketim toplumu eleştirisi de var:
“İnsanlarin, sahip olduklar nesneler sayesinde hayatlarının iyileştiğine ve güzelleştiğine inancı gitgide artıyordu.”
“Gittikçe daha hızlı ve daha çok yeni şeyin hayatımıza girmesi, geçmisi geriye atıyordu. İnsanlar bütün bu nesnelerin bir işe yarayıp yaramadığını, onlara ihtiyaç duyup duymadıklarını sorgulamıyor, sadece sahip olmayı arzuluyor ve hepsini derhal almaya yetecek kadar para kazanamamanın sıkıntısını çekiyorlardı.”
“Şeylerin bolluğu, fikirlerin kıtlığını ve inançların aşınmasını gizliyordu.”
Bu konularla sınırlı değil tabii, daha da fazlası (kadın olmak, anne olmak, cinsellik, kuşaklar arası farklılıklar, aile dinamikleri, toplumsal hafızanın seyri, göçmenlik, terör… vs) var kitapta. Okuyun derim. Siren İdemen’in çevirisi de çok iyi.
Sign into Goodreads to see if any of your friends have read
Seneler.
Sign In »
Reading Progress
October 8, 2022
–
Started Reading
October 13, 2022
– Shelved
October 13, 2022
–
Finished Reading

